Hasip Pektaş ve "Ana Ben Geldim" Şiiri
Hasip Pektaş, 1953'te Ermenek’te doğdu. 1971’de Akşehir İlköğretmen Okulu’ndan, 1974'te Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'nden mezun oldu. 1987-2007 yıllarında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nde çalıştı. 1995'te Doçent, 2001'de Profesör oldu. 2003-2006 yıllarında HÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı yaptı. 2005-2007 yıllarında Hacettepe Sanat Müzesi kurucu müdürlüğünü yaptı. Halen İstinye Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Başkanı’dır. Türkiye’de Ekslibris’in tanınması ve yaygınlaşması için yoğun çaba harçamaktadır. 1996'da yayımlanan "Ekslibris" kitabı 5. baskısını yaptı. 6 Uluslararası Ekslibris Yarışması, 2 Uluslararası Ekslibris Kongresi organize etti. İstanbul Ekslibris Derneği Kurucu Başkanı ve İstanbul Ekslibris Müzesi Müdürü’dür. Ödüller: 2021- Trakai 700 Uluslararası Ekslibris Yarışması “Özel Ödülü / Diploma”. Trakai – Litvanya. 2009-Yaroslavl Uluslararası Ekslibris Yarışması, "İkincilik Ödülü". Yaroslavl- Rusya. 2008-XXXII. Uluslararası Ekslibris Bienali "Mansiyon". Pekin - Çin. 2006-IV. Uluslararası Grafik Bienali “Mansiyon”. Francavilla al Mare -İtalya. 1996-III. İtalya-Türkiye Ekslibris Bienali, “Birincilik Ödülü”. Ortona - İtalya. 1989-AFSAD 7. Ulusal Fotograf Yarışması, "Kültür Bakanlığı Özel Ödülü”. 1988-Fotograf Dernekleri 1. Ulusal Yarışması, Saydam “Başarı Ödülü”. 1974-Ressam Şeref Akdik Resim Yarışması, Baskıresim “Özel Ödülü”.
Ana Ben Geldim
Hasip Pektaş, 2015
Ana ben geldim.
Gara Cula’n geldi.
Dayanamadım hasretine;
Ağustos ziyaretleri kesmedi,
doyasıya hasret gidermeye geldim.
Ana ben geldim.
“Evin güçcük gızı” geldi.
Köşebaşı yastıklarının altına gene goy beş guruşları.
Süpürürüm köşe bucak,
gene kaldırırım döşşekleri yüklüğe;
Boyum heç yetmese de.
Ana ben geldim.
Ters çuvallarını bağa götürmeye,
avarların diplerine dökmeye.
Bizimkini gelberi ile helanın önüne çekip,
eşşeğinkiyle karıştırıp sırtlamaya geldim.
Aksın varsın şırası bıçıngıcık sırtıma.
Ana ben geldim.
Avarlar su beklemeyecek artık.
Her hafta gün ağarmadan sulayacağım evlekleri.
Eğrimlerin köklerine dadanan danaburnulara göstereceğim...
Ana ben geldim.
Sekiyi düzleyip ak toprakla sıvayacağım.
Elli yıl önceki hayat yeniden başlayacak,
ocak tütecek, darılar bişecek.
Varsın saklasın ağam fazlasını pencereye,
bi koçan az yesem ne olacak.
Ana ben geldim.
Geysi daşı hazır, gaynadı tenekede su.
Kefki şöngürde.
Bi daha sabınlayıver şu guzunun başını,
ovalayıver kirlerini.
Varsın ağam göbette yunsun,
ısırganla terbiye etmeyiver bu defa.
Ana ben geldim.
Teyzem gelecekmiş Karaman’dan;
valla billa söz veriyorum, bu sefer öpeceğim elini.
Heç utanmayacağım.
Dayak yemeye niyetim yok ağamdan.
Ana ben geldim.
Harmanda gene düğen süreceğim.
Rüzgarı beklemeyeceğim savurmaya,
var gücümle ben üfleyeceğim.
Samanları harara bastım ana,
samanlığa dökmeye götüreceğim.
Hararları boşaltmaya boyum yetmeyecek.
Bu sefer söğmeyeceğim, hıncımı eşşekten almayacağım.
Ana ben geldim.
Gabakları çuvallara goydum;
götüreceğim şehire ama eşşek duruvermiyor.
Devrili, devriliverdi.
Ağlamama Hacıomar emmi yetişti, yükleyiverdi.
Akşama yetişirim batırığa, ilahana haşlamayı unutma.
Ana ben geldim.
Ülübülere çalıları artık ben dikeceğim.
Çalı sanıp yılana yapışmayacaksın,
çığlığın bi daha duyulmayacak bağarasında.
Söz, bostana girmeyeceğim, kökenine basmayacağım,
gargalarını goparmayacağım.
Manalara heç ellemeyeceğim.
Ana ben geldim.
Cıngıldağa binmek için taaa Gızılkaya bağarasına getmeyeceğim.
Harman yerine dikeceğim sibeği,
Türkmenlerin ordan galınca bi biladan dalı keseceğim.
Guracağım cıngıldağı, kömür ve ceviz; inleyecek bağarası gene.
Elicekleri olmasın varsın;
sıkıştırıp parmağımı bu sefer senden saklamayacağım.
Dedem gelecekmiş madem, doğru kendi bağımıza geleceğim.
Sözünü hep dinleyeceğim.
Ana ben geldim.
Üçtaş içindeki heykelimsi gayaya benzemek istemiyom.
Anasının sözünü dinlemedi, daş oldu dedirtmen ben gendime.
Niyetim yok başka çocuklara benzemeye,
Ben hep senin sözünü dinlemeye geldim.
Ana ben geldim.
Emin Alper öğretmenim dergi dağıtıyormuş.
Bobamdan para istesem vermez şimdi.
İki yumurta götürsem gızacak biliyom.
Ama benim de dergim olsun istiyom.
Kümesten iki yumurta alıyom,
Haberin olsun diyom.
Ana ben geldim.
Mektebin önünde arkadaşlar gazoz satıyor.
Ben de cep harçlığı çıkarsam olmaz mı?
Önlüğüm bıçıngıcık tetir oldu; çiteleyiversen.
Bobam gene çok gızıp, bağıracak.
“Ben Tahsildar İsmail Efendi’nin oğlu gazoz satıyor dedirtmem,
dedirtmem, dedirtmem”.
Yahu ana ben bu hayatı ne zaman öğreneceğim?
Ana ben geldim.
Zıpçık dedem Haceli ile güreş dutturacakmış.
Hazırlamış on guruşu; kim yenerse ona verecekmiş.
Var yenileyim, çelimsizin yenilsin bu defa.
Bana da biraz tak halva verir heralda.
Ana ben geldim.
Kar yağdı, dam kürünecek mi?
Yuvağa çamır sıvanır gene, bir ibrik su versene.
Eski galbırı kestim gızak yapacağım,
gale başına gaymaya gedeceğim.
Yenisini alıp bi de guş avlasam, duzak kurup.
Bıçıngıcık da bulgur versen olmaz mı?
Meraklanma salıvereceğim serçeleri, gıyamam.
Ana ben geldim.
Garadut zamanı gelmiş.
Eski bir göynek versen de kirletmesem yenisini,
gızdırmasam bu defa seni.
Ana ben geldim.
Monam hoşaf gatıverdi.
Eşşeğe binip de daşımayacağım bu sefer sitili.
Dökmeden dolu getireceğim, valla yörüyeceğim.
Gece mezarlıktan geçerken ıslık çalmayacağım gorkudan.
Bi elham okuyacağım mezar taşlarına bakmadan.
Ana ben geldim.
Gara Guzu’n geldi.
Bağımızı geri satın almaya, sekisinde yatmaya,
elinin değdiği yerlere değmeye geldim.
Ana ben geldim; sen nerelerdesin?
Yorumlar
Yorum Gönder